Ren geyiği: Kuzey Kutbu’nun ana hayvanı

Ren geyiği, kuzeylilerin hayatlarını etrafında kurdukları kaynaktır. Bir ulaşım aracı, ana et ve deri kaynağı olarak bilinmektelerdir. Son tahminlere göre Kuzey kutbunda 110 bin yerli ve 440-450 bin yabani ren geyiği vardır. Ren geyiği avcılığı geleneksel olarak kuzey kutbu ve Antarktika topraklarında geliştirilmiştir. Ayrıca bu bölge de, ren geyiği yetiştiriciliği yerel halkların yaşam biçiminde küçük bir yer işgal etmiştir. Bununla birlikte son on yılda, yerli ren geyiği yetiştiriciliğini güçlendirmek için girişimlerde bulunulmuştur. Ancak ne yazık ki tamamı korunamamıştır.

Kuzey kutbu

Kuzeyin gelişimi doğrudan geyiklerle ilgilidir. İlk insanlar Mezolitik çağda Taimyr (Orta Sibirya bölgesi) Yarımadası’nda ortaya çıkmıştır. Uzaklaşan buzulun ardından kuzeye gidiyorlardı. Ayrıca önceleri geçici yerleşim yerlerinde yaşayan insanlar, sıcakların başlamasıyla birlikte göç eden geyik sürüsünü takiben kuzeye, havalar soğuyunca güneye yönelmişlerdir. Ruslar kuzey topraklarına öncelikle kürk için bu hayvanları avlamaya başlamışlardır. Avcılık ve balıkçılık, kuzey topraklarını geliştiren insanların ana uğraşlarından bir tanesi olmuştur. Ayrıca yerli halk için ren geyiği ana geçim kaynağı olmuştur ve olmaya devam etmektedir.

Ren geyiği yetiştiriciliği, Kuzey’in küçük halklarıyla ilişkilidir. Ancak, Orta ve Yenisey Sibirya’da, Batı Sibirya’nın kuzeyinde veya Avrupa kısmının kuzeyinde olduğu gibi bir gelişme görmemiştir. Ekolojik koşullar, ren geyiği sürüleriyle birlikte ilişkili olamamıştır. Bununla birlikte vahşi geyik avıyla ilişkili etnik kültür unsurlarını da oluşturmaktadır. XX yüzyılın ortalarında Rusya da, 2 milyondan fazla yerli geyik vardı. Özellikle, Taimyr ve Evenkia’da ise 133 bin veya toplam sayının% 6’sı kadar bulunmaktaydı. Dolayısıyla ekolojik koşullardaki önemsiz farklılıklar, halkların yaşam biçimini belirlemiştir.

Ren geyiği araştırmasının tarihi

Kuzey halkları geyik avlama veya üreme sürecinde biyolojilerini ve alışkanlıklarını gözlemlemişlerdir. Ancak Taimyr geyiğine olan bilimsel ilgi XX yüzyılın ilk yarısında düşmüştür. Bunun nedeni Vladimir Geptner, Nikolai Naumov ve Lev Popov gibi isimlerdir. 1950’lerin sonlarında, Uzak Kuzey Tarım Araştırma Enstitüsü çalışanları geyiklerin sayısını ve yerini belirlemiştir.

Ren geyiği monografisinde ve diğer eserlerde (1974, 1975), Krasnoyarsk Bölgesi topraklarında uygulanan Taimyr’de büyük bir vahşi ren geyiği popülasyonu ile çalışmanın biyolojik ve ekonomik ilkelerini formüle edilmiştir. Daha sonra ise, Norilsk bilim adamları, ticari ren geyiği yetiştiriciliği kavramını geliştirerek, ren geyiği kaynaklarının rasyonel kullanımını geliştirmişlerdir. 1975’ten 1990’a kadar, Taimyr-Evenki vahşi ren geyiği popülasyonu, Yamalo-Nenets, Taimyr ve Evenk Otonom Okrugları’nda evcil ren geyiği yetiştiriciliğinden daha fazla et üretmiştir.

Ren geyiği avcılığı

Ren geyiği, özellikle kuzey bölgeleri için kürk ticaretinin rolü ve önemi azalırken, Taimyr’in ve büyük ölçüde Evenkia’nın ana av kaynağıdır. Etin yanı sıra camus da talep görmektedir. Yani bir geyiğin bacaklarının alt kısmından alınan derinin kaba tüylü kısmı ve boynuzları, farmakoloji endüstrisinde kullanılan biyolojik olarak aktif maddeler içeren bir yapıya sahiptir. Ayrıca sahip olduğu biyolojik ve aktif maddeleri içeren büyüyen geyik boynuzlarıdır. Genel güçlendirme ve bağışıklık uyarıcı etki spektrumu nedeni ile ilgi görmektedir.

Veterinerlik hizmetine göre, yalnızca Taimyr’den 60 tona kadar boynuz ihraç edilmektedir. Bu da satış açısından ren geyiği eti hasadını aşmaktadır. Aynı zamanda, yalnızca resmi ciro dikkate alındığında, pazarın en fazla %15’i bu bölgeden sağlanmaktadır. Bunlar vergi ödeyen, veterinerlik sertifikası alan ve resmi olarak üçüncü ülkelere ürün ihraç eden işletmelerdir. En büyük ihracat Çin ve Kore’ye yapılmaktadır. Sonuç olarak, boynuzlar için karaborsa büyük bir sorun haline gelmiştir.

Kaçak avcılar, orta ve ileri yaş grubundaki erkeklerin kemikleşmemiş boynuzlarını kesmektelerdir. Nehri geçerken yaban geyiği yakalanmakta ve boynuzları demir testeresi veya balta ile kesilerek hayvanlara zarar verilmektedir. Yerli geyik boynuzları keserken sıhhi standartlara uyulsa da, vahşi geyikler üzerinden bunlar uygulanmamalıdır. Ayrıca bunların önemli bir kısmı tedavi edilmeyen yaralardan ölmektedir. Yetişkin erkekler ise, hayatta kalmayı başarırsa üreme kapasitelerini kaybetmektelerdir.

Ren geyiği popülasyonu

Geyik popülasyonu, doğum oranını, ölüm oranını ve büyümesini belirleyen çeşitli faktörlerden etkilenmektedir. İklim değişikliğinde de etkisi vardır. Kışlama alanları değişmekte ve göç yolları uzamaktadır. Bu da göçün zamanlamasını ve geyiklerin geleneksel buzağılama yerlerine gelişini etkilemektedir. Yani, yirminci yüzyılın 60’larında geyik, Kheta-Khatanga Nehri’ni (ana su engeli) buz üzerinde geçtiyse, bugün dişiler sağ kıyıda yavru doğurmaktadır. Su geçişi sırasında ise, zayıf buzağılarla birlikte topluca ölmektelerdir.

Avcılar ayrıca geyik popülasyonunu da etkilemektedir. Kuzey’in en önemli kaynağını korumak için, nüfuslarını etkileyen yırtıcı hayvan sayısını düzenlemek gerekmektedir. Ancak, nakliye maliyetleri arttığında ve bir endüstri olarak avcılık ekonomisi sistemi çöktüğünde, kurt sayısı da daha az düzenlenmiş hale gelmiştir. Taimyr’de birkaç tehlikeli ayı tipi bulunmaktadır. Bunların yaklaşık 600-700 adet kadar olduğu düşünülmektedir. Ancak ren geyiği göçü sırasında hayvan popülasyonunu da etkileyen göç alanlarına yoğunlaşmaktadır.

1,5 milyon kilometrekarelik bir alanda hayvanların korunması ve kayıtlarının tutulması, Krasnoyarsk Bölgesi’nin kuzeyinde ulaşım erişilebilirliği ve küçük uçaklar olmadan zordur. Taşıma lojistiğinin gelişimi, yalnızca kuzey bölgelerinin benzersiz biyolojik kaynaklarını koruma görevini ortaya çıkarmıştır. Aynı zamanda ürünlerin elde edilmesi ve pazarlanmasının en önemli bileşenidir. Biyolojik bir kaynağı kullanmadan önce durumunu bilmek gerekmektedir. Ancak muhasebe işi bölgesel bütçenin karşılayamayacağı finansal maliyetleri gerektirmektedir.

Ren geyiği göçü

Günümüzde vahşi ren geyiği üç grup araştırmacı tarafından incelenmektedir. Bunlar; Taimyr’in birleşik rezervleri, Uzak Kuzey Tarım Araştırma Enstitüsü ve Sibirya Federal Üniversitesidir. Son araştırmaların ana yönü, günlük ve mevsimsel ritimlerle ilişkili popülasyon ve biyolojik kalıpların incelenmesidir. Hayvanlar, araştırmacılara geyik sürülerinin konumu hakkında kesin bilgi vermek için uydu vericileriyle donatılmış tasmalarla etiketlenmektedir. Her birey bir grup hayvanın hareketini işaretlemektedir.

Bunun sonucunda da geyiklerin sürekli göç ettiği gözlemlenmiştir. 1970’lerde Yenisey’in sol kıyısında 100 bine kadar geyik kışa girmiştir. Artık geyik sürüleri doğuya ve güneydoğuya kaymıştır. Evenkia’nın doğu sınırına yakın bir bölge de kışı geçirmektelerdir. Ayrıca Yakutya topraklarına da girerler.

Daha önce geyikler suda kendilerini daha çaresiz hissettikleri için geçiş noktalarında yakalanırlardı. Bilim adamları onlara bir teknede yüzerek, kement yardımı ile onları kendilerine çekerlerdi. Daha sonra ise, uydu vericisi olan bir tasma takılıdı. Ancak kaçak avcılar, hayvanların boynuzlarını kestiklerinde de bu yöntemi kullanmışlardır.

Sibirya Federal Üniversitesi çalışanları olarak geyikleri geçiş yerlerinde değil kışlama alanlarında yakalamışlardır. Tuzak için Evenkia’da yaşayan halklar arasında kabul gören teknik ve yöntemleri kullanılmıştır. Bu nedenle kilitli bir ipten yapılmış ilmeklerin yardımıyla ren geyikleri yakalanmışlardır. Daha sonra ise Ren Geyiklerin yoğun olduğu yerlerde patikalara kurulmuştur. Hayvanlar yakalanıp ve serbest bırakılarak, onların nerden ve hangi sürüye geri döndükleri saptanmıştır. Yaka yardımı ile geyiklerin kışlama yerleri, göç yolları ve kamp yerleri sürekli olarak izlenebilmiştir.

Bilim adamlarının asıl görevi, ren geyiği popülasyonunun kesin durumunu belirlemektir. Taimyr’deki ortak rezervler müdürlüğünden bir bilimsel grup, son on yılda geyik sayısının %40 azaldığına inanmaktadır.

Araştırmalar

2019 yılında Evenki Geyik projesinde çalışmalara devam edilmiştir. Araştırmacılar, 2015-2018 yılları için uydu vericileri ile tasmalarla etiketlenen geyik izlerini işleyip analiz etmişlerdir. Elde edilen veriler sayesinde, bahardaki seferin yerini belirlenmiştir. Ayrıca Maimecha ve Gule’nin araya girmesi üzerine takip hızlanmıştır. Burası, Yukarı Taimyr-Essey grubunun en yüksek ren geyiği izlerinin bulunduğu yerdir. Rusya, Krasnoyarsk Bölgesi’nde ren geyiği avı için ayrılan sınırın ana bölümünü oluşturulmuştur. Taimyr-Evenk geyiği popülasyonunun kış habitatları, aynı zamanda Yakutya’nın en büyüğü olan Leno-Olenek geyik popülasyonunun kış meralarıyla temas halindedir. Tundra geyiğinin geniş yelpazesi sadece meridyen akışlarını içermekle kalmaz, aynı zamanda üç bileşene ayrılmaktadır. Bunlar; yazlık, göç ve kışlama alanlarını içermektedir.

Uydu teknolojileri sayesinde, göç yollarının uzadığını ve geyiklerin Taimyr’deki geleneksel buzağılama yerlerine varış zamanlamasının ve hayvanların kış meralarına dönüşünün değiştiğini kanıtlamışlardır. Bu üremeyi, genç bireylerin hayatta kalmasını ve nüfus artışını etkilemiştir.

Bu hayvanların sahip oldukları nüfusun durumunu belirlemek, keşfin görevlerinden biri olarak hedeflenmiştir. Ayrıca uydulardan elde edilen verileri yer temelli gözlemler ve hayvan kayıtları ile ilişkilendirmek önemli bilgilerin sağlanmasına kaynak sağlamıştır. Araştırma ilkbaharda gerçekleşmiş ve ilk geyik sürülerinin ortaya çıkışından göçün tamamlanmasına kadar devam etmiştir. Bu nedenle keşif, pozitif ortalama günlük sıcaklıkların başlamasından önce başlamıştır. 24 saat gözlemler yapılmış ve belgesel doğrulama için, geçen geyik gruplarının kompozisyonunun belirlenmesinin doğruluğu, fotoğraf ve video çekimleri yapılmıştır. Günümüzde bu bilgiler işlenmektedir. Ama şimdiden geyik sayısının azaldığını söyleyebiliriz.

Araştırmacıların geyiği kurtarması ve yerel halkı avlanma limiti düşürülmezse insanların hayvanı kaybedeceğine ikna etmesi gerekmektedir. Ancak bilim sadece tavsiyelerde bulunmakta ve karar bölge hükümeti tarafından merkezle koordine edilerek verilmektedir. Avcılığa sınır koymak ciddi bir işlemdir. Azaltma, kuzey bölgelerde et kıtlığına ve yerel sakinlerin yemek kültürünün yoksullaşmasına yol açmaktadır. Bu durum, muhtemelen verilmesi gereken ciddi ve zor bir karardır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!

Benzer konular

Kahverengi keşiş örümceği: açıklama ve nerede yaşadığı

Kahverengi münzevi örümcek, zehirli ısırığı ile bilinmektedir. Kahverengi örümceklerin...